Yazılar

Filo Broker Kurucu Ortağı ve Filo Danışmanı Oytun Gül Malkoç: “Pandemiyle birlikte hayatımıza çip krizi de girdi.“Pandemi sebebiyle mi üretimde böyle bir aksama oldu?” diye düşünülürken aslında tam olarak öyle değil.”

Pandemi evet bunun tetikleyicilerinden biri. Pandemide otomotiv üretiminin sekteye uğraması, bazı fabrikaların belirli sürelerle kapanması çip üreticilerinin ürettikleri çipleri başka pazarlara kaydırmalarına sebep oldu. Çünkü bu çipler teknoloji altyapısı olan ürünlerin üretiminde kullanılıyor.

Buna paralel olarak aynı zamanda dünyada en büyük çip üreticileri Çin ve Japonya’dakilerde de şöyle sıkıntılar oldu; Çin’de kuraklık; çünkü su çok etkiliyor çip üretimini. Kuraklık sebebiyle Çin’de çip üretiminde ciddi bir aksama yaşandı.

Japonya’da da çok büyük bir çip üretim fabrikasında bir yangın çıktı. Bu da Japonya’daki üretimi etkiledi. Tüm bunlar bir araya gelince de pandemi, kuraklık ve yangın; ciddi bir çip sıkıntısına sebep oldu.

Otomotivdeki Çip Krizi Ne Zaman Sona Erecek?

Bir otomobilde yaklaşık 1000 adet çip kullanılıyor. O yüzden çok ciddi montanlarda çip ihtiyacı var. Yeni yatırımlar yapılıyor, bazı ülkelerin yatırım planlarında açıklanıyor bu. Ama bu uzun soluklu bir çözüm olacak. Sebebi de şu; hem çip fabrikalarının kurulması maliyetli hem de ürüne ulaşmamız birkaç yıl alıyor.

Önümüzdeki dönemde; 2022 sonu 2023 başı gibi çip krizinin aşılacağı düşünülüyor. Ama şu an ciddi bir sıkıntı var.

Şirket Filoları Çip Krizine Nasıl Adapte Oldu?

Bütçesel olarak yönetimi daha zor hale geldi tabii ki. Bugünün ekonomik koşulları ile 8 ay sonraki araçların siparişini geçip bir varsayımda bulunmaya çalışıyoruz. O yüzden bütçeleri yönetmek çok daha kritik hale geldi.  Ama çip krizinde de dediğim gibi adapte olmaya çalıştık bu süreçte.

Filo sözleşmelerini ve kullanım alışkanlıklarını analiz ettiğimiz Yargıcı ile, yeni dönemde nasıl bir filoya ihtiyaçları olduğunu ortaya çıkartan ve onlara verimlilik sağlayan bir süreç gerçekleştirdik. Yargıcı Genel Müdürü Barış Kemal Tezmen Filo Broker’la çalışmanın getirilerini bizimle paylaştı.

Hem iş birlikleri hem de ricamızı kırmayıp bu güzel yorumları bizimle paylaştıkları için kendilerine bir kez daha teşekkür ederiz.

1904’den bu yana müşterilerine lojistik alanında hizmet veren Maersk’in EME Area CFO’su Ozan Kansu Filo Broker ile çalışmalarının şirketlerine olan getirilerini bizimle paylaştı.

Siz de bizimle tanışmak isterseniz online toplantı taleplerinizi [email protected] adresine bekliyoruz.

Bir filoyu yönetmek -özellikle günün sürprizlere çok açık olması açısından gerçekten de çok kolay olmayan bir süreç.

Bazı organizasyonlarda filo yöneticilerinin karşılaştığı zorluklardan biri de hangi arabanın ne zaman müsait olacağını, kimin ne kadar süreyle kullanacağını ya da bir önce kimin kullandığını bulup yönetmeye çalışmanın verimsizliği olarak görülebilir. Araç paylaşım sistemi bu verimsizliği ortadan kaldırmak için önemli bir alternatif olarak değerlendirilebilir.

Car sharing sisteminin kurumlar için öne çıkan avantajları:

  • 7/24 sadece bir akıllı telefon kullanarak araca kolaylıkla erişilebiliyor olması.
  • Diğer ulaşım araçlarına(taksi) göre maliyet tasarrufu sağlaması.
  • Otomatik faturalandırma ve finansal avantajlar
  • Çalışan mutluluğu ve İK avantajları

“Filo bütçemizde önemli bir tasarruf sağlayarak, üstelik daha iyi araçlardan oluşan bir filoya sahip olduk.” Groupe SEB | İnsan Kaynakları Direktörü | Ceyda Gülsoy

Filo yenileme ve ihale sürecinde danışmanlık verdiğimiz Groupe SEB ile zaman ve maliyet açısından oldukça verimli bir süreç gerçekleştirdik.

Groupe SEB Finans Direktörü Özlem Can’a ve İnsan Kaynakları Direktörü Ceyda Gülsoy’a hem iş birlikleri hem de Filo Broker ile çalışmanın getirilerini bizimle paylaştıkları için teşekkür ederiz.

Elektrikli araçlarla ilgili bu çarpıcı istatistikler 1900’lere ait.

  • ABD’de üretilen otomobillerin yüzde 38’i elektrikle çalışıyordu.
  • New York, Boston ve Chicago yollarında bulunan tüm araçların yaklaşık üçte biri elektrikliydi.
  • Elektrikli otomobillerin tercih edilmesindeki en önemli sebep benzinli araçlardaki gürültü ve ses problemiydi.
  • 19.yy’ın ortalarında kullanıma başlanan elektrikli araçlar 1900 yılına kadar hız rekorunu da elinde tutuyordu. Ta ki Henry Ford benzinli Model T’yi seri üretime alıncaya kadar.
  • Sonrasında elektrikli araçlar hız ve maliyet gibi sebeplerle tercih edilmemeye başlandı. 1912 yılına gelindiğinde elektrikli bir otomobil 1750$ iken benzinli bir otomobil yalnızca 650$’dı.

1885 tarihli bu fotoğraf İngiltere’de Thomas Parker tarafından tasarlanan elektrikli bir otomobile ait.

MHEV – HEV – BEV – PHEV – FCEV

Elektrikli araçları trafikte her geçen gün daha sık görüyor olsak da henüz  toplam otomotiv pazarının çok küçük bir bölümünü oluşturuyorlar, ancak bunun hızlı bir şekilde değişmesi bekleniyor.

Boston Consulting Group’a göre 2026 yılına kadar satılan tüm hafif araçların yarısından fazlasının elektrikli araçlardan oluşması bekleniyor. .

Biz de şirketlerin filolarının 2022 yılıyla birlikte -Türkiye’de çok küçük adımlarla olsa da- elektrikli araçlarla dönüşeceğinin haberlerini duydukça heyecanlanıyoruz.

Bu yüzden elektrikli araçlar hakkında çok temel konularda kafa karışıklığı yaşanabildiğini  gördüğümüz için bu yazıyı paylaşmak istedik.

Her şeyden önce birkaç elektrikli araç tipi var. Bunların hepsi operasyonlarının en azından bir kısmı için elektrik kullansa da benzerlikleri yalnızca bununla sınırlı.

HEV: (Hybrid electric vehicle-Hibrit elektrikli araç)

HEV’ler en uzun zamandır var olan ve en yaygın hibrit türü.

HEV’lerde yakıt bazlı bir motor ve daha büyük bir bataryaya sahip bir elektrik motoru bulunuyor. Küçük kapasiteli, dışardan şarj edilmeyen bir bataryası da.  

“Rejeneratif frenleme” olarak bilinen bir süreçle, sürücü her frene dokunduğunda otomobilin elektrik aküsü şarj oluyor.

PHEV: (Plug-in hibrit electric vehicle)

Hibritlerden önemli farkı bir PHEV’in artan pil boyutu ve yalnızca elektrik gücüyle -yaklaşık 20 ila 30 mil – makul bir mesafe kat edebilmesidir.

MHEV: Hafif hibrit elektrikli araçlar

Bir hibrit elektrikli araçtan farklı olarak, bir MHEV yalnızca elektrik gücüyle çalışmaz, ancak içten yanmalı motor frenleme, yavaşlama ve durma sırasında kapatılabilir.

BEV: Battery electric vehicle:

BEV’ler tamamen elektrikle çalışır, yani BEV’de  içten yanmalı motor, yakıt deposu ve egzoz borusu yoktur. Bunun yerine, daha büyük bir yerleşik pille çalışan bir veya daha fazla elektrik motoruna sahiptir. Kullanıcılar pili harici bir çıkış üzerinden şarj eder.

BEV’ler şu anda arabalar, otobüsler, motosikletler ve scooterlar ve hatta tekneler dahil olmak üzere çeşitli biçimlerde mevcuttur.

FCEV: Fuel Cell Electric Vehicle

Konvansiyonel gibi dışarıdan hortumla güç aktarımı yapılır.

Sıkıştırılmış hidrojen yakıt hücresinden(fuel cell) geçirilerek elektrik motorunu harekete geçiren enerji elde edilir. Egzoz borusundan sadece su buharı açığa çıkar.

Filonuzu daha sürdürülebilir hale getirmek isteyen bir işletmeyseniz elektrikli araçlar ile ilgili tüm sorularınızın cevaplarını Filo Broker’da bulabilirsiniz. 

Otomotiv piyasasında yaşanan olağanüstü koşullar nedeniyle, baş döndürücü bir hız ve değişkenlerle geçirdiğimiz ihale süreci sonrasında bu cümleleri kendisinden duymak bizim için o kadar mutluluk verici ki. 

Bu güzel geri dönüşleri için Eda Yanık’a ve kısa sürede birlikte bir takım olmayı başarabildiğimiz tüm Kone Türkiye ailesine bir kez daha teşekkürler.

FiloBroker Blog’ta artık çok daha fazla duyacağınız bir kelime: yenilik

Operasyonel araç kiralama hakkında bildiğimiz her şeyi paylaşma amacıyla başladığımız bu yolculukta bu söylemin aslında bizim tüm bildiklerimizi karşılamadığını fark ettik.

Yenilikçi yaklaşımlar, elektrikli otomobillerle ilgili filoları ilgilendirdiğini düşündüğümüz gelişmeler, car sharing (araç paylaşım) sistemlerinin şirketler tarafından uygulanmasının getirileri gibi konularda da bildiklerimizi paylaşmaya karar verdik.  Bu postu da carsharing konusuna giriş gibi düşünebilirsiniz. 

Araç paylaşımının faydaları nelerdir?

  • Araba Paylaşımı ile Tasarruf Edin

Arabaya sahip olma ya da kiralama bedeli, sigorta, kasko, bakım, yakıt giderleri ve elbette ki olası değer kaybı vs. tüm bunlardan uzakta, araç paylaşımı demek her şeyden önce tasarruf anlamına geliyor. Diğer ulaşım yöntemlerine göre ise(taksi vb.) daha ucuz.

  • Farklı arabaların keyfini çıkarın

Örneğin İstanbul’da hemen şimdi bir elektrikli araba kullanmak istiyorsanız yapmanız gereken sektördeki oyunculardan birinin app’ini indirip, boşta olan bir elektrikli arabayı bulup,  sürücü koltuğuna yerleşmek. Otomobillerin sürüş deneyiminin bu kadar kolay ulaşılabilir olması bizce çok eğlenceli. 

  • Sera Gazı Emisyonlarını Azaltıyor

      Araç paylaşımı trafikte daha az araba, daha fazla yakıt tasarrufu  daha az sera gazı emisyonu anlamına geliyor.

  • Otopark Altyapısı İçin Gerekli Alanı Azaltır

Kalabalık bir şehirde yaşıyorsanız, arabanızı park etmenin nerdeyse kabusa döndüğü birçok anıya sahip olmalısınız. Araba paylaşımı daha az otopark altyapısı ihtiyacı anlamına geliyor.

  • Daha az trafik

Berkeley tarafından yapılan araştırma, bir paylaşımlı aracın trafikteki 7-11 özel aracın yerini alabileceğini söylüyor. Daha az otomobile duyulan ihtiyaç da yine büyük bir çevresel etki yaratabilir.

  • Ne zaman istersen o zaman sür

Araç paylaşımının sadece satın almaya göre değil günlük kiralamaya göre de avantajları bulunuyor. Hepimizin bildiği gibi kiralama daha katı kurallarla birlikte geliyor -minimum 1 gün zorunluluğu, ekstra masraflar denizi vs. Araç paylaşımı ise çok daha özgür. Bugün bir arabaya  15 dakikalığına mı ihtiyacın var? Ne zaman istersen rezerve et ve sür.

Bir sonraki postumuzda “araç paylaşımı kurumlar için nasıl bir değere dönüşebilir?”, “Bu model büyük filo organizasyonlarının içinde tamamlayıcı ya da önemli bir aktör olarak çalışabilir mi?” gibi sorulara yanıt arayacağız.

Filo kiralama hizmetleri, şirketlerin maaş ödemelerinden sonra en önemli gider kalemlerinden birini oluşturuyor. Filo Broker’ın kurucuları, kadın girişimciler Okşan Öztürk ve Oytun Gül Malkoç, sektöre dair tabloyu değerlendirerek, “Şirketler pandemiyle filo kiralama hizmetlerinden nasıl tasarruf edeceklerine daha fazla odaklanıyor” dedi.

Türkiye’de 2000’lerde başlayan operasyonel araç kiralama, özellikle son 15 yılda hızla büyüdü. Önceleri sadece satın alarak araç sahibi olabilen şirketler, son zamanlarda filo kiralamanın avantajlarından daha fazla yararlanmaya başladı.

SEKTÖRÜN AKTİF BÜYÜKLÜĞÜ 46 MİLYAR LİRA

TOKKDER’in (Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği) konuya dair yayınladığı verilere göre, operasyonel araç kiralama sektörü 2021 yılının ilk yarısında 33 bin 400 yeni aracı filosuna kattı. Bu rakam, aynı dönemde Türkiye’de satılan sıfır otomobillerin yüzde 10,8’ine karşılık geliyor. Aktif büyüklüğü 2021’in ilk 6 ayı itibarıyla 46 milyar liraya ulaşan sektörden beklentiler, pandemiyle değişti. Filo Broker’ın Kurucu Ortağı Okşan Öztürk, “Operasyonel araç kiralayanların neredeyse yarısı (yüzde 48,4), 30-42 aylık sözleşmelere imza atıyor. Fakat filo kiralama bir seferlik satın alma işlemi değil, her gün ekstra giderler ya da tasarruf alanları yaratma potansiyeline sahip bir süreç. Bu aşamada şirket araçlarının kullanım alışkanlıklarının çok iyi analiz edilip, esnek kontratlar oluşturulması ve başta kilometre limitleri olmak üzere her aracın verilerinin sürekli izlenmesi ile önemli tasarruf rakamlarına ulaşılabiliyor. Pandemiyle birlikte çok sayıda şirket bu tasarruf alanını keşfetti” dedi.

FİLO KİRALAMANIN İLK YILLARINDA MÜŞTERİLER DOĞRU SORULARI SORMUYORLARDI

2014’e kadar filo kiralama sektöründe satış yöneticiliği yapan Oytun Gül Malkoç şu değerlendirmelerde bulundu:

“İlk yıllarda araç satın almak için bütçe ayıramayan ya da global olarak kiralamaya yatkın olan şirketler kiralama hizmetini tercih ediyordu. Sonrasında operasyonel araç kiralamanın rahatlığını gören şirketler için kiralama vazgeçilmez bir hal aldı. Ancak başlarda en ucuz fiyata araç kiralamaya o kadar odaklıydılar ki sözleşmedeki diğer bazı detaylar göz ardı edildi. Örneğin yüksek limit aşımında, yüksek ekstra ödemelerle karşı karşıya kalındı. Bu durumun önüne geçmek için kilometre limitleri artırıldıysa da bu şekilde sürdürülebilir ve verimli bir filo kurmak mümkün değildi. Bu ihtiyacı görerek 7 yıl önce Filo Broker’ı kurduk ve danışmanlık yapmaya başladık. Bugün geldiğimiz noktada, müşterilerimize ait 5 bini aşkın araçtan oluşan bir filoyu yönetiyoruz.”

PANDEMİYLE BİRLİKTE OLUŞAN “TASARRUF ÖNCELİĞİ” HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ

Araç kiralamaya daha yeni alışan şirketlere filo danışmanlığı hizmeti verdiklerini söylediklerinde çekimser yaklaşacaklarını bilerek 2014’te Filo Broker’ı kurduklarına vurgu yapan Okşan Öztürk ise şunları söyledi:

“Sektörde ‘Neden filo danışmanlığı hizmeti alayım ki, zaten satın alma uzmanlarım var. Üstelik benim yüzlerce aracım da yok, tasarruf edemem’ düşüncesi hakimdi. Ama biz verileri, raporları, müşterilerimize sağladığımız tasarruf rakamlarını ortaya koydukça yaklaşım değişti. Şirketlerin pandemi sonrasında her alanda tasarruf fırsatlarına odaklanması da bakış açılarını tümden değiştirdi. Özellikle bu yıl, pandemi sebebiyle en yüksek talebi karşıladığımız yıl oldu. Üstelik FiloCep aplikasyonuyla süreci dijitalleştirerek şirketlere kolaylık sağladık.”

ARAÇ KİRALAMADA KADIN GİRİŞİMCİ İMZASI

Otomotiv ya da araç kiralama sektörlerinde kadın girişimcilerin çok fazla olmadığını belirten Oytun Gül Malkoç, “Otomobillere ve veri analitiğine duyduğumuz tutku, 7 yıl önce bir iş fikrine dönüştü. Otomobillerden, uzun uzun araba kullanmaktan veya Formula1 yarışlarından keyif alan kadınların her yerde var olduğunu biliyoruz. Verileri analiz edip, alınan kararların olumlu sonuçlandığını görmek ise bize tarifsiz bir mutluluk veriyor” diye konuştu.

Haberi DHA Üzerinden Görüntülemek İçin

https://www.dha.com.tr/ekonomi/sirketler-filo-kiralama-hizmetinden-tasarruf-etmeyi-hedefliyor-1852908